en la ciudad sin limites
Kasım 3rd, 2011 § Yorum yapın
ismin aklımdan silinmedi
ama yüzün silindi
başka yüzlere karıştı ve tanınmaz hâle geldi.
belki bu da işkencenin bir parçasıdır,
artık ayırt edemiyorum.
victor sana bu mektubu verir mi bilmem
dostum olup olmadığını, yalan söyleyip söylemediğini bilmem.
sana sarılmak isterdim ama ölüyorum.
çok kereler o treni gördüm.
içinde seni bekleyenleri gördüm.
ama sen fark edemiyorsun.
fark edip zamanında kaçtığın da oluyor.
yoksa yerini söyleyeyim diye bunu onlar mı uyduruyor?..
o trene binmene engel olmam gerekirdi;
seni eceline götürecekti
ama bazen zaten ölmüş oluyorsun
benim gibi.
bazen benimle konuşup bana gülüyorsun,
asla söylemeyeceğin şeyler söylüyorsun
beni sevdiğini söylüyorsun
ben de seni sevmek istedim ama sevemedim.
bazen rüyamda hâlâ orada olduğumuzu görüyorum,
zamana hükmediyoruz.
dudakların çıplak bedenimde geziniyor.
sonra oğullarım bizi çıplak hâlde birbirimize sarılmışken görüyor.
ama onlar artık benim oğullarım değil.
marie’nin oğulları.
onları tanımıyorum.
artık tanıyamıyorum.
hatırlıyor musun?
özgürlük demek
seninle o trende yolculuk etmek demek.
seni bulurlarsa öldürecekler
ve şehir kimsenin dışarı çıkmasına izin vermeksizin
büyümeye devam edecek.
dışarıya açılan patikayı çocuklarıma bir tek sen öğretebilirsin.
öğret.
öğret ki beni affettiğini bileyim
